Social Icons

7 Nisan 2014 Pazartesi

VALİZ İÇİNDE YAŞAM


Şakayla karışık sitem; daha çok özlem duygularıyla yazdığımız ''Memur çocuğu olmak'' yazısına karşılık; memur bir anneden dokunaklı bir yazı aldık.

Emekli Öğretmen Semire Filiz Çakırlar'ın kaleminden..




50’li-60’lı yılları, göçmen kökenli  bir ailenin çocuğu olarak yaşadım .Televizyonun olmadığı, gazetenin evimize girmediği,ana sınıflarının yaygın olmadığı dönemde; altı yaşında başladığım ilkokulda okumayı yazmayı çabuk kavradığımdan okul çantamı erken taşımaya başladım .Bu benim ilk çantamdı. Ufak tefek olduğumdan, çantama kalemim silgim ve defterimden başka şeyler koyamıyordum . Arkadaşlarımın çantalarında gördüğüm Ayşegül serilerine bakmakla yetiniyordum. Aysegül kitaplarindaki hayat( ..tatilde, parkta.......)hayal gücümü zorluyordu .Tatili, güzel giysileri hayal etmeyi öğretti .



İlkokul sonunda ufak tefek olmama rağmen yatılı okul yollari gözüktü . Kimse sormamıştı yatılı okulda okumak istiyor musun diye. Yalnız annemin beynime işleyen sözleri aklımda ‘’Benim gibi olmayasın diye yolluyorum.’’     

   

Yatılı okul yollarındaki bavulum 50 santimetre genişliğinde,  20 santimetre yüksekliğinde bir valizdi. İçine tüm ihtiyaçlarım yerleştirilmişti . Meslek sahibi olana kadar  tüm ihtiyaçlarım o valizdeydi.

Evlendim, görev icabı Karadeniz’e gittim . Yanımda yine tek bir valiz vardı.Yine tüm dünyamı  tek bir valize sığdırmıştım.




Çocuklarım oldu (ikiz) biri kız- biri erkek . İşte o zaman anladım tek bir valizin bana yetmeyeceğini. 80’li-90’lı yıllarda çocukların valizlere sığmadığını.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme